ACIL DUYURU AMERIKADA WORK-AND-TRAVEL

Sayin Turk Toplumu,

Son zamanlarda “work and travel” kepazeligi ile buraya gelerek acikta kalan, ne yatacak bir yerleri, ne de yiyecek yemekleri olan bir cok gencimize hayirsever vatandas ve soydaslarimiz sahip ciktilar, sagolun.

New York ve New Jersey bolgelerinde hala 10 kadar gencimize is ve kalacak yer ariyoruz. Ne is oldugu onemli degil. En azindan Ekim ayina kadar bu sekilde yardimci olabilecek kisi ve kuruluslarin bize haber vermelerini onemle rica ediyorum.

Saygilarimla,

Kaya Boztepe.

TADF Baskani.

From K Boztepe [kboztepe52@yahoo.com]
President

Federation of Turkish American Associations
821 United Nations Plaza
New York, NY 10017
Tel: (212) 682-7688
www.ftaa.org
========================

“Work And Travel” Rezaleti!

Ali CINAR acinar@turkishjournal.com

Geçenlerde, Birleşmiş Milletler binasının karşısındaki New York Başkonsolosluğu’na tam girmek üzereyken, kapı önünde bekleyen birçok gencimiz ile karşılaştım. Normalde hiç alışık olmadığım bir manzara idi. Hepsinin yüzünden düşen bin parça. Work and Travel, yani Türkçesi çalışmak ve gezmek anlamına gelen bu program, öğrencilerin ara tatilerinde hem yeni bir ülke görme, para kazanma hem de iş tecrübesi yapmasına imkan kılacak şekilde sunulan bir program.

Ancak gelin görün ki, Türkiye’den belli acentaların yalanı ile gelen gençlerimizin, burada kaldıkları yerden tutun da çalıştıkları ortama kadar, durumları içler acısı. 20 kişilik odalarda kalıp hasta olanı mı derseniz veya yüzme bilmeyip, cankurtaran olacaksın diye baskı yapan işvereni mi?

Gençlerimiz ile konuşmaya başladığımda, oğlum ne işiniz vardı da geldiniz; demek geldi içimden. Amerikan rüyasını acı tecrübeler ile yaşayan bu gençlerimiz arasında Boğaziçi gibi Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde okuyan çocuklarımız bile var. İşin üzücü yanı, iş vaadi ile gelip 1 ay bekleyen gençlerimizin çoğu, vizelerinin yandığı ve kaçak duruma düştüklerinin bile farkında değiller.

Her yaz, Work and Travel ile gelen gençlerin hikayeleri duyulurdu. Ancak bu yaz, sıkıntı ve sorunlar en üst düzeye çıkmış durumda.

Geçen hafta New York Başkonsolosluğu’na mağdur olarak gelen öğrenci sayısı 40. Yakın çevreme ve bana bildirilen Work and Travel mağduru ise 50’nin üzerinde. Çok yakın zamanda San Diego’da pedi-cab sürerken kaza yapan ve müşterisi ölen Türk gencimizin başından geçenleri biliyorsunuz. O da bir Work and Travel mağduru.

Bu gençlerimizin ne sigortası var ne de başlarına birşey gelirse ellerinden tutacak kimseleri.

Esas suçlu, Türkiye’de Work and Travel programını pazarlayan sahtekar firmalar! Türkiyede doğru dürüst bir denetime tabi olmayan öğrencilerimizi kazıklayan ve daha sonra öğrencilerimizin sorunları ile ilgilenmeyen bu firmalara karşı yaptırıcı yasaların konması gerekiyor. Aksi takdirde, her sene Amerika’ya gelerek mağdur olan gençlerimizin sayısı artacak ve hiç umulmadık zamanlarda başlarına olmadık işler gelecek.

Maalesef , Türkiye’de Better Business Bureau (BBB) gibi müşteri haklarını koruyacak kuruluşlar olmadığı için –olsa bile yaptırım güçleri yok- , öğrencilerimizin yurtdışında haklarını koruyacak ciddi bir organizasyon yok.

İnanıyorum ki, konsolosluklarımız konuyu Dışişleri Bakanlığı’na bildirerek, gerekli tedbirlerin ve çalışmaların yapılmasını istemişlerdir. Ayrıca,Türk-Amerikan kuruluşlarının konuya sahip çıkmasını gönülden arzu ediyor ve Amerika’ya kısa süre de olsa gelen gençlerimizi sahipsiz bırakmamız gerektiğine inanıyorum.

Work & Travel Rezaleti Ve Aynı Konulara Devam




Monday, 18 June 2007 14:27
Work & Travel Rezaleti Ve Aynı Konulara Devam Geçtiğimiz günlerde yakın bir arkadaşımın kardeşi, Türkçesi çalışmak ve gezmek anlamına gelen work & travel ile Amerika’ya geldi. Gelmeden önce kendisini uyarmıştım. Geçtiğimiz yaz yine bir tanıdığımız aynı programla Orlando’daki Universal Studios’a gelmişti. Yaşadıklarını anlattığında kızcağıza acımıştım. Zira, üç kuruşa çalıştırılmaları, 3 odalı bir evde ranza usulü ile 8-12 kişi kalmaları; kalınan yerin şişirilmiş ücretlerinin kendilerinden kesilmeleri ve çalışacakları yerlere kendi satın aldıkları ve sonra dönerken satamadıkları bisikletlerle (en ucuz yöntem) gitmelerini duyduğumda şok olmuştum. Bu sebeple yakın arkadaşımın kardeşini uyarmıştım. Erkek çocuk daha dayanıklı olur gibilerinden bir anlayışla geçtiğimiz hafta geldi çocukcağız. Kendisini JFK’den karşıladım; iki gün misafir edip çalışacağı sahil kasabasına uğurladım. Ertesi gün telefonum çaldı, arayan daha dün büyük umutlarla gönderdiğim çocukcağızdı. Kendisine verilen adrese gitmiş, O’na iş bulunmadığını ve işverenin yeni birine ihtiyacı olmadığı söylenmiş. Hayatında ilk defa Amerika’ya gelmiş biri olarak gayet iyi idare etmiş durumu. Kendisine kalacak bir pansiyon bulmuş. Bundan sonrası daha da elim bir şekilde gelişti. Bir gün sonrayı bekleyip Türkiye’deki şirket arandı, kendisine Washington’da anlaşmalı oldukları kişinin geleceğini ve durumu çözeceği söylendi; bu sebeple bir gün daha kaldı. Washington’dan gelen kişi durumu çözemeyince bu sefer çocuğu alıp Washington’a götürdü ki orda kendi tanıdığı bir yerde çalıştıracaktı. Ve sonunda çocuğun karşısına Washington’un ücra bir köşesinde bir Türk marketinde veya bir Türk lokantasında çalışmak üzere iki seçenek konuldu. İngilizcesini geliştirmek ve Amerika’yı görmek için gelen çocuk, kim olduğunu doğru dürüst bilmediği bir kişi tarafından Amerika’da Türklerin çalışıp, müşterilerinin Türkler ağırlıklı olduğu bir işyerine tabiri caizse yamanmaya çalışıldı. Pes doğrusu! Çocukcağızın kendisine iş bulamaması durumunda 25 Haziran’a kadar ülkeyi terk etmesi gerekiyor yoksa kaçak konumuna düşecek. Türkiye’nin seçkin bir üniversitesinde Eczacılık okuyan bu çocuk yarın öbür gün gerçekten gezmek için veya çalışmak için Amerika’ya gelmek istediğinde belki de uzun uzun araştırılacak ve vize alması güçleşecek. Work & Travel amacı ile Amerika’daki işyerlerine gelen üniversite eğitimli Türk gençlerimiz, en asgari ücretle çalıştırılıp adeta sömürülürken Türkiye’deki birçok şirket bu yolla hak etmedikleri kazançlar elde ediyor. Yazık, çok yazık!Gelelim yine haftalardır tartıştığımız bir diğer konular bütününe. Geçtiğimiz haftaki yazımda aç gözlülük, terör, kan ve gözyaşı demiştim. Hiçbirinde bir arpa boyu yol gidilmediğini hepimiz görüyoruz. Yine hain pusularda şehitler ve gaziler veriyor, ciğeri beş para etmez adamların Türkiye’deki terörün gerçek terör olmadığına dair martavallarını dinliyor* Kuzey Irak’a yapılacak olası bir müdahelenin Türkiye’ye vereceği zararları dinliyor duruyoruz. Amerika Irak’a girerken görünen köye kılavuz olmak istemeyenler şimdi girelim de girelim diye nara atıyorlar. Dış Siyaset kısa vadede yapılmış böylesine büyük bir hatayı tabi olarak affetmeyeckti ve affetmiyor da. O vakit müttefikliğimizi isteyenler şimdi düşmanlarımzla müttefik olmuş durumdalar. Bunun başlıca sebebini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Mecliste ellerinde savaşa hayır yazılı pankartlarla poz veren AKP’li ve CHP’li milletvekillerimiz şimdi “ÇOK DAHA” önemli bir mevzu üstünde tabiri caizse topaç gibi dönüyorlar: Genel Seçim. Ne akan şehit kanları, ne Ankara Ulus’da patlatılan bombalar, varsa yoksa koltuk hırsı. Hatırlarsanız öyle böyle koltuk da değil peşinde oldukları: hakiki ceylan derisinden koltuklar!

Ali Çınar yazıyor ATAA ve TADF’de olan eksikleri, iyi güzel de balık baştan kokuyor be Ali! Sen yaz, ben yazayım; sonuç yine aynı: Koltuk Sevdası! Arda arkadaşımız da Şehitler Ölmez diyor ama ölen ölüyor kalan sağların ellerine tüfek bellerine erzak verilip bir hain pusunun ta orta yerine gönderiliyor. Ne mi oluyor sonra; teröristler Türkiye sınırları içersinde bırakın kırsalı, şehrin içinde bomba döşüyor, asker tarıyor ve bunun adı kışlada yan gelip yatmak oluyor. Bunu söyleyenin partisi seçim araştırmalarında ilk parti görünüyor ve bu genç Cumhuriyet her geçen gün yaşlanıyor, köreliyor ve eski günlerini özlüyor. Atam ruhun şad olsun!

Hayırlı günler diliyorum efendim, kalın sağlıcakla.

E-posta adresim: hakan.turkishny@gmail.com

==============================================

İlgili Yazılar


 
Bu yazı Salı, 21 Temmuz 2009, 21:08 tarihinde Dünya, Türkiye kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“ACIL DUYURU AMERIKADA WORK-AND-TRAVEL” için 2 Yorum
  • nisan YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    merhaba
    ben geçen sene wat yaptım.programım çok güzel geçti.bu programda en önemli şey şirket seçimi.bazı öğrenciler ucuza gitmek için adı snaı duyulmamış şirketlerle gitmeye kalkıyorlar ya da her söylenene kanıyorlar.neymiş karşılanacakmış,limuzinle tur atılacakmış.lütfen böyle şeylere kanmayın.hangi şirket ve nası bir şirkettirki o; kocaman kıtada her eyalette adamı var ve karşılatacak işine yerleştirecek yok böyle birşey.aslında böyle bir istekte bulunmakta yanlış neden? çünkü bizler artık belli bir yaşa gelmiş genç insanlarız ve başımızın çaresine bakmayı bilmeliyiz az da olsa.hemen panik yapmamalıyızç.ve panik yapmamak içinde şirket seçimine gideceğimiz yeri gitmeden önce araştırmalıyız.
    ben kendime resmen bir dosya yapmıştım haritalar otobüs saatleri fiyatları nerden nereye nerede nereye giderim ne yapanbilirim gibi.bence gitmeden önce her öğrencinin yapması gerek.ben bu yüzden hiç zorluk çekmedim.
    burdan gittiğim iş haricinde 2. işte buldum çok ta güzel gezdim
    arkadaşlar mağdur olmamak için lütfen biraz araştırma yapalım.bu güzel bir rüyadan kabusa dönmesin…

      veya   Yeni Bir Yorum Yaz
  • yılmazuzun YUKARIDAKI YAZIYA YORUM YAPMIS

    bu yaz work and travel programına katılmış biri olarak kesinlikle diyebilirim ki firma seçimi çok önemli. benim bir çok arkadaşım daha ucuz olsun nasıl olsa aynı program diyip döndüklerinde kepenkleri indirmiş firmalarla gittiler. oradayken aradıklarında herhangi bir sorun olduğunda kesinlikle ulaşamadılar. bu yüzden herkese tavsiyem bu işi en az 10 senedir yapan oturmuş şirketler varken ucuzcularla gitmemeniz. çünkü sadece vizeyi almakla iş bitmiyor bilmediğiniz bir yere gidiyorsunuz. servisi ve hizmeti sağlam bir şirket gerekiyor. 300-400 dolar gibi orada bir haftada kazanabileceğiniz bir fiyat farkı yüzünden kunta kinteye dönmenin manası yok :)

      veya   Yeni Bir Yorum Yaz
Düşüncelerinizi Yazın   

Türkiyenin Başkenti
küçük harflerle